Bilmiyorum demenin gücünün farkına vardınız mı bugüne kadar?
Ya da bu kelimeden sonra karşınıza çıkacak, yüzlerce hatta belki de binlerce kapıdan geçmenin merakını ve hazzını yaşadınız mı?
Bireyin toplum içindeki ilişkilerine göz attığınızda, özellikle bizim gibi toplumlarda maşallah, herkes her şeyi biliyor. Ya da belki de sadece ağzı olan konuşuyor.
Bir konu hakkında fikir sahibi olmadan, anlayıp dinlemeden, araştırmadan, ahkam kesen o kadar insan var ki. Konuşurken seçtikleri kelimelere dikkat etseniz, bilmediği o konuda adam profesörlüğünü ilan etmiş zannedersiniz.
Oysa akıl, bilgi için açacağı yeni kapılar sayesinde keskinleşir. Bu da "Bilmiyorum." kelimesinin gücünde yatar.
Ardından soru sormakla devam eden yolculuk, önce bizim kendi hayatımıza daha sonra da, toplum hayatına fayda sağlar.
Akıl oyunları ile, diğerlerine üstünlük sağlamak için sarfedilen sözcükler, hedefsiz birer balon köpüğünden başka bir şey değildir.
Bu tip insanların siz istemeden, bedava ama içi boş olarak sunduğu tek bir şey olacaktır size.
"Akıl vermek." Her şeyi biliyorlar ya.
Bir anekdot ile tamamlamak gerekirse.
Dostlarından biri, Fransız kralı 15. Lui' ye: Majesteleri, demiş.
Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü? Hiç kimse budalalığı kabul
etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve seve öder. Kral, alaylı
alaylı gülerek: Hakikatten enteresan bir fikir, diye cevabını vermiş.
''Bu buluşunuza karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.'' demiş.

1 yorum:
Nasıl harika bir yazı bu! İnanılmaz hayat dersleri barındırıyor.
Yorum Gönder