23 Mart 2013 Cumartesi

Ana Kraliçe, Dr.Po'yu anlatıyor


Dr. Po... onu anlatmak hem o kadar kolay hem de o kadar zor... yaş itibari ile birbirimizle aynı yaşlarda sayılsak da, kendisi benden 2 yaşcık büyüktür
Zekasına, tavrına, endamına, duruşuna hastasıyım .Içinde saklı tuttuğu çocuğu arada bir dışarı salıverir..
Genelde ciddi bir duruş içerisinde olup, herkesin dert “babası” dır.. çünkü “ana”ları benim. Bu durumda da anlayacağınız gibi kendisi benim “sembolik” eşim oluyor.
Benim hayatımdaki yerine gelince... onu tanıyalı tamı tamına 1 yıl olmuştur. Hayatımın dönüm noktasıdır diyebilirim... onun sayesinde hayata yeniden tutunmayı, farklı pencerelerden bakmayı öğrendim. Sadece bu da değil.. daha pek çok şeyi de bana ve çocuklarımıza öğretti..
Ahhh çocuklarımız çocuklarımız... herbiri bir terelelli... normali yok ki... herbirinde ayrı bir dert... gençlik işte.. satsan satılmazlar atsan atılmazlar, katlanıyoruz.
Po’nun en kıskandığım şeyi, saçları.. (kendisi daha önce de belirtmişti aslında bunu) yani açık açık söylemekten de hiç çekinmiyorum kıskançlığımı.. nasıl tutturuyorsa o kızılı saçlarında artık! Deli ediyor beni, kuduruyorum kıskançlığımdan.. hele de güneşte yüzüme yüzüme o kızıllıkları savusması yok mu.. yolasım geliyor kendisini.. neyse......


Uzun bir süre kendisi salaş bir halde dolandıktan sonra, zaman içerisinde hergün bir çeşit ve zevkte olacak şekilde bir sürü kıyafete büründü... rengarenk kıyafetler, takıları sonra makyajı.. kendisi bir anda “kontes”liğe doğru yol almaya başladı, artık farkında mı bilemiyorum... dr.’luktan sonra konteslik de pek yakışacak kendisine biliyorum .
daha önceleri a-sosyal olan kendisi, sosyalleşmeye başladıktan sonra buna da çok güzel ayak uydurmaya başladı.. tut tutabilirsen.
Ahhhhh kendisiyle yemek konusunda muhteşem bir uyumumuz vardı.. şimdilerde yediklerine dikkat etse de aslında her türlü şartta bu uyumumuzun değiştiğini de pek düşünmüyorum... neden diyecek olursanız birkaç gün sonra kendisine köfte yapacağım ve buna kesinlikle hayır diyebileceğini asla ve asla düşünmüyorum . hele bir de fırın makarnası yaparsam... ooooo..... çünkü kendisi bu konularda pek marifetli değildir .. en azından benim kadar  
Bir kitap okuyuşu var... nasıl anlatayım size bunu.. tabi küçük yaşlardan beri okuyor kendisi.. ben okuyorum 1 sayfa o okuyor 3 sayfa... yani sayfaları tarayıcı gibi tarıyor mu okuyor mu bilmiyorum gerçekten...


Zeka deseniz.... hayranım... bilgisine kültürüne.. onunla her telden konuşabilirsiniz.. aklınıza ne gelirse  Seni anlatmak böylee birkaç paragrafa sığmaz elbet.. ama daha çocuklarımız da yazacak hakkında.. o yüzden bu kadarla yetin artık...
Sen iyi ki varsın ve hep hayatımda varolacaksın...

3 yorum:

Unknown dedi ki...

Harika...:)

Fatoş dedi ki...

Bayıldım :)))

Unknown dedi ki...

Süper :)