27 Mart 2013 Çarşamba

Bir uzaylının dünya raporu

Gezegenler arasında yaptığım yolculuğun son durağı ‘Dünya’.
Birazdan okuyacağınız rapordan ötürü yaşayacağınız zihinsel fonksiyon karmaşası normaldir. Lütfen alıcınızın ayarları ile oynamayın.

Gezegen üzerinde üç tip canlı var. İnsan, hayvan ve bitkiler. Bir de ülkelerindeki çarpık düzene başkaldırdıkları için, kendi insanları tarafından dışlandıkları ve kabul görmedikleri için uzaylı olarak kabul görenler.
Gezegenin %80 i sular altında. Su insan yaşamının devam edebilmesi için çok önemli. Yine de dünyalılar %1 ini kullanılabiliyor. Doğa olarak isimlendirdikleri sistem, dünyalılara sürekli bir şeyler sunmakta. Bir çoğu besin. Fakat dünyalılar, doğadaki kaynaklarını sınırsızca kullanmayı çok seviyorlar. Denizlerindeki bir çok canlı türü yok olma eşiğinde.
Genel yapıları gereği insanlar kirletmeyi çok seviyorlar.
Savaşarak barışı koruduklarına inanıyorlar. Kendi zaman dilimlerine göre, yüzyıllar önce parayı icat etmişler. Birçoğu ona değer vermediğini söylese de dünya üzerindeki sistem bunun üzerine kurulmuş. Biyolojik yapılarına genelde yarardan çok zarar getiriyor.
Bir de en sevdikleri bileşim petrol. Bu bileşen uğrunda bir çok canlı türünün yok edildiğini duydum. Özellikle insan.
Koloniler arası ( Dünya sisteminde ülke olarak geçiyor) ilişkiler ilginç. Dost olarak gözüken iki koloni çok kısa zaman aralıkları ile savaş haline geçebiliyor.
İtiraf etmeseler de suçlunun petrol olduğuna inananlar çoğunlukta. Yine de bu konuda yapılabilecek herhangi bir şey olmadığını kabul etmiş durumdalar.


İnsanların sanata yaklaşımları da çok ilginç. İnsanlar birbirleri arasında sanatçı diye isimlendirdikleri bu insanların hakettikleri değeri vermek için ölmelerini bekliyorlar. İnsan ömrünün ortalama yetmiş yıl olduğunu kabul edersek, sanırım sanatçıya gereken değerin verilmesi için bu uzun bir süre.

Genel olarak vahşi diye nitelendirdikleri hayvanlardan, daha vahşi olduklarının henüz farkına varmamış durumdalar. Yok etmek genlerinde var. Duygusal olarak kargaşa yaşamayı seviyorlar. Bu bize yabancı bir terim.
İnsanların yapısında var olan bu etkileşim aracını yaşama biçimleri ilginç. Mutlu olduklarında da mutsuz olduklarında da görme çukurlarından su geliyor. Bir kaç dünyalıya sebebini sormama rağmen net bir cevap alamadm. Yavrularını seviyorlar. Hem de çok.
Bazıları vahşet duygularını yavruları üzerinde uygulasa da dünyanın büyük bir çoğunluğu, bu kişileri cezalandırmak gerektiği konusunda hemfikir.

Hukuk diye isimlendirdikleri sistemin uygulanı şekli çok karmaşık.Gerektiğinde, bu hukuk kuralları kişiler için hemen değiştirilebiliyor. Bunun arkasındaki gücün para olduğunu kabul edenler çok.

Kaynaklar açısından, gezegenin çok daha fazla dayanabileceğini sanmıyorum. Biz uzaylıların insan türü ile bir arada olması imkansız. Onlara ayak uydurabileceğimizi düşünmüyorum. Bizi yok edebilirler. Bu yüzden kaynakları zaten tükenmeye yüz tutmuş gezegeni ele geçirmek bize hiç bir fayda sağlamayacaktır. İnsan türünün bu kadar fazla paradoksa sahip olması türümüz için çok tehlikeli.

Enerji kaynakları kısa sürede tükeneceğinden, kendi türlerini yok etmelerini bekleyerek, dünyayı ele geçirmek en akıllı seçenek olacaktır.

3 yorum:

Unknown dedi ki...

rapor tam yerinde olmuş :) bence o uzaylı fazla beklemeyecek zaten :)

Unknown dedi ki...

Bencede :)

Fatoş dedi ki...

İnanılmaz tespitler. Bence tüm ülkelerin başkan koltuklarında yanlış insanlar oturuyor. Dr. Po bence dünyaya açılmak için biraz daha uğraş göstermelisiniz. Dünyamızın kurtuluşunun ellerinizde olduğuna her geçen gün biraz daha inanmaktayım.