Geçen hafta bir yerde oturmuş tembellik hakkımı kullanırken, yan
masada oturan iki tane hanımın konuşmasına kulak misafiri oldum. Otuzlu
yaşlarını süren bu iki hanımın bir tanesi sevgilisinden ayrıldığının
haberini veriyordu arkadaşına. Arkadaşı, ayrılığın nasıl
gerçekleştiğinin detaylarını iz süren bir dedektif gibi sorgularken, ben
de dünyadaki en meraklı insanmışım gibi dinlemeye koyuldum.
Ayrılan
hanım mekan ve zaman detaylarını verdikten sonra ekledi ‘ Arkadaş kalmak
istediğimi söyledim o da kabul etti.’
Bu cümle ile bende filmin koptuğu
noktaya gelmiş olduk.
Onlar konuşmaya devam ettiler ama ben kendi beynimin
labirentleri arasına keskin bir u dönüşü yapıverdim.
Oldum olası ayrıldıktan sonra dost kalabilen eski aşıklara hayretler ederek bakmışımdır. Gıpta ile değil.
Oldum olası ayrıldıktan sonra dost kalabilen eski aşıklara hayretler ederek bakmışımdır. Gıpta ile değil.
Yaşanmışlıkların üzerine süngeri
çekip, çok farklı bir boyutta birbirlerini kabul edebilme olgunluğunu
gösterebilmek nasıl bir duygudur acaba?
Genellikle, ayrılığa geçerli bir
açıklama getiremediğimizde, kullanılan bir numaralı bahane de ‘Arkadaş
kalalım!’ dır.
Bu sözden sonra illa ki, bir kişinin kalbi
kırılacaktır. Bir kalbi kıran ve bir kalbi kırılan. Kısacası elde var
bir kırık kalp. Eğer bu söz kalp kırmamak için söyleniyorsa nasıl
oluyor da birinin kalbi kırılıyor o zaman? Kim kimi kandırıyor?
Bu sözü
sarf ederek, vicdanını rahatlatarak arkadaşlığını karşı tarafa lütfeden
kişi, ayrılmak istediği sevgiliye son bir jest mi yapıyor bunu
söyleyerek?
Ya da arkadaşsız kaldığı için, sevgili hanesindeki sayıyı
azaltarak, arkadaş hanesine bir ekleme mi yapmak istiyor? Bu soruya
mantıklı cevap verebilenlerin eski sevgilileri ile dost kalmayı
başarabildiklerine inanıyorum.
Merak ettiğim sevgili iken hissedilen
duyguların, dost olunduğunda gerçekten buharlaşarak yok olup olmadığı.
Yoksa acaba yüreklerin derinliklerine bunu gömerek, maske takıp
sahtekarlığa mı bürünüyor insanlar? Hatıralar nasıl yüreği teğet geçiyor
? Beyin süzgeci nasıl oluyor da farklı bir boyutta var olmayı
başarabiliyor?
Zor olmalı.
Gönül yarasını sarmak için ne kadar bir
süre geçmesi gerek? Arkadaş moduna hemen geçilebiliyor mu?
Bunun bana açıklanması gerek.
Sevgili olarak hayatınıza
katmak için bu denli çaba gösterdiğiniz kişiyi, ne diye arkadaş sınıfına
sokmaya çaba gösterir ki insanlar? Arkadaş olmak bu kadar kolay mı?
Sırrınızı, zayıflıklarınızı, sevinçlerinizi paylaşacağınız eski
sevgiliden bozma bu yeni arkadaş ne kadar güvenilir olur ki?
Yürekten
çıkarabildiğiniz, beynin kıvrımlarından atabildiğiniz kişi neden
hayatınızda yer tutmaya devam etmeli ki?
Yaşanmışlıklar güzelce rafa kaldırılabilmeli
bence.
Hayatlarımızdan çıkardığımız sevgililer, güzel bir anı olarak
sürdürebilmeli hayatlarını. Bunu başarabilmiş eski sevgililer zaten
arkadaş olmak için hayatınızda yer almak için çırpınmayacak kadar olgun
ve kendilerine saygı duyan insanlardır.
Harici ise zaten hayatınıza
dahil olmayı hak etmezler.
O yüzden ayrılırken dahi eski sevgiliye saygı
göstererek ayrılmayı bilelim. “Sen benim için çok değerlisin, seni tam
olarak kaybetmek istemiyorum artık arkadaş kalalım.” şeklinde
bitirdiğiniz ilişkiden inanın bana, size ne eski sevgili, ne yeni
arkadaş çıkar.
Benden söylemesi.

4 yorum:
:)))) ayrılış biçimlerine bakmak lazım demek ki, eski sevgiliden nasıl arkadaş olacaksa artık :) genelde avrupa toplumlarında bu söylediğin gözle görülür bişey.. eski sevgilinin "yeni" arkadaş olması.. kendi adıma konuşmam gerekirse, sana katılıyorum.. herkes yerinde kalsın.. eski sevgili eski yerinde.. herkes kendi yolunda ilerlesin...
yüreğine, kalemine sağlık Dr. Po :)
çok anlamlı bir yazıydı.. devamı özlenir...
Aynen dediğin gibi aslında kırık bir kalp varsa orta ne arkadaşlık olur ndede dostluk kendimi çok tuaf hissetim okurken ne demek istediğimi sen çok iyi anladın Dr.Po bu işler çooook zor hemde çok ...
güel ifade etmişsin canım doktorum anacak bana ters düşünceler... ben hayatıma aldığım kişiyi önce insan olarak görürüm ve duygularım onun yerini belirler. aşk varsa, sevgi (karşı cinse uygun olanından) o zaman arkadaş kalmak zor tabii ama eğer bu yöndeki duygular bitmişse, ilişkinin sürdürülebilir bir yanı kalmamışsa ama taraflar birbirlerini incitmemişse, arkadaş kalınabilir diye düşünürüm ve hatta kalır ve çok da güzel uygularım... :))) İnsanın, bir kere değer verdiği, canım dediği bir kişiyi hayatından çıkartması kolay değildir. Hatta arada kıgınlık-kötülük vs yoksa yükü ağırdır.
Yürü be Yılcan. Kim tutar seni :)
Yorum Gönder