Memlekette yağmurdan korkar olmuştuk.
Alt yapı eksikliğinden dolayı yaşanılan çilelerden ötürü.
Bir çok kişi, kano, sal ve benzeri yüzen tüm araçları satın almaya başlamışken, bir çoğumuz da şnorkel ve dalgıç elbiseleri ile seyahat etmeye başlamıştık.
Bir de dün adamda fırtına çıktı.
Yandık ki ne yandık.
Ben hasbel kader yoldaydım. Uçuşan çanak antenler, köklerinden kurtulmuş ağaçlar, yolu kaplayan aklınıza gelecek her türlü pislik ( Halk olarak, çöp toplatmıyoruz artık biliyorsunuz. Yaklaşık bir sene kadar önce mikroplara karşı bağışıklığımızı güçlendirme kararı aldık).
Zig zaglar çizerek ilerleyen bir trafik. Yolda ne ekip aracı gördüm, ne de polis memuru. Sadece bir ekip aracı sirenini çalıştırarak, sıkışmış trafikte yolu yararak yanımızdan geçti.
Belki trafik kazaları da olmuştur.
Bu bir doğa hareketi tabii. Fırtına da olur, deprem de, hortum da. İnsanoğlu yaşadığı doğal felaketler karşısında, bugüne kadar savunma mekanizmaları geliştirmiş. Hani bizimkilerden geliştirmelerini de istemiyoruz. Dünyadaki örneklerini memleketimde uygulasınlar yeter.
Japonya richter ölçeğine göre sekiz şiddetinde depremlere karşı önlemler almış ve depremlerle yaşamayı öğrenmişler.
Etna yanardağının eteklerinde hala insanlar ikamet ediyor.
Uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra eve gelebildim. Bir çok yerde elektrik ve telefon kesintisi yaşandı tabii. Ertesi gün ( yani bu sabah) internete göz attım. Fırtınanın yarattığı zarar, bilanço gibi fotoğraflarla ve rakamlarla ortaya konulmuş. Polis genel müdürlüğünden, mecbur kalınmadıkça dışarı çıkmayın uyarısı yapılmış.
Bakın hep mış, muş diyorum.
Şimdi sorarım. Bu memlekette, doğal afetlere karşı oluşturulmuş kriz masası yok mu?
Sorarım, Meteroloji dairesi bir hatta iki gün öncesinden fırtınanın uyarısını yaptı mı? Yaptıysa biz neden duymadık?
Fırtına geçtikten sonra internetten, ertesi günün gazetelerinden, ya da evimin güvenliğine kavuştuktan sonra haberlerden duyduğum fırtına bilançosunun bana ne faydası var.
Yemişim açıklamaları.
Olay başlamış, gelişmiş sona ermek üzere, bizimkiler açıklama yapıyor.
Şimdi olur da bu yazıyı okuyanlar olursa, savunmaları hemen hazırdır eminim "Şu saatte açıklama yaptık, bu saatte açıklma yaptık." Fos.
Yeniden söylüyorum, yemişim açıklamanızı.
Açıklama yapmak değil maharet.
Önlem aldın mı?
Kriz masası oluşturdun mu?
Trafik kazalarını önlemek için ekipler çıkardın mı? (Saat 14:30 - 19:30 arasında her iki şehirde de sehir halinde idim. Ben kimseyi görmedim)
Fırtına da mağdur olmuş, yolda kalmış, evi, ocağı, beldesi, köyü zarar görmüşe hemen el uzattın mı?
Olmaz mı hiiiçççççç...
Araçların üzerine devrilen ağaçlar ve elektrik direkleri kaldırılmış.
Kaldırmasaydınız. Biz yapardık.
Seçimlere beş kalmışken, şimdi bakın yurdum insanı adaylar nerelere nerelere gidecekler yaraları sarıp, olay yerinde inceleme yapmaya.
Sözün kısası, şu memlekettte, şansa yaşıyoruz.
23 Mart Dünya Meteroloji Günü kutlu olsun.

2 yorum:
Bunun üzerine ne diyoruzz yemişim seçiminizide işinizide yapacaklarınızıda :)
Kesinlikle katılıyorum. Keşke bu düşüncelerini işe yarar bir şeyler yapabilen birileri okusa diyeceğim ama değişim getirebilecek biri olduğunu da pek sanmıyorum.
Yorum Gönder