Mevsim değişti mi, yaz olsun kış olsun fark etmez, başlarız şikayete "Ah Kış gelsin arık!" ya da "Yaz gelsin artık!" Kısacası dört mevsim boyunca şikayet eder dururuz.
Kış umurumda olmaz. Kat kat giyin, çıtır çıtır odunların yandığı şömineye sokul, kediyi kucakla, çayı yudumla, sevgiliye yumul...
Ama yaz geldi mi...
Ki bir de memleketimde günlük sıcaklık yaz mevsiminde ( o da şanslı isek )40 derece olursa...
Cinler tepemden aşağıya inmiyor...
Ne kadar soyunursan soyun, istersen anadan üryan dolaş bana mısın demiyor..
Uzmanlar her mevsim değişiminde bol bol açıklama yapıyorlar tabii..
Şunu yiyin, şunu yemeyin...
Şunu bol bol için, aman aman şundan bundan uzak durun...
Mutlaka aralarında faydalarını gördüklerimiz vardır elbet...
Bana sorsanız cevabım cok basıt..
Klimanın tam 90 derece karşısına denk gelecek şekilde yayılırım..
Göz kırpmak dışında hiç bir harekette bulunmam...
Tüm teknolojik aygıtlarım ve tabii ki kitaplarım beni çevreliyor olmalı..
Evde yazlık tüm erzak depolanmış olmalı ki sokağa yaz boyunca sadece geceleri çıkayım..
Dağlık bölgelerde, püfür püfür esen rüzgarda şalımı omzuma atıp, margaritamı yudumlayayım...
Akşam serinliği bana vurunca, yaz mevsiminde ürpermenin tadını çıkarayım...
Yemek pişirmeyyeim, ev temizlemeyeyim...
Günde kırk kere duşa girip çıkayım...
Üzerime sadece bir havlu atayım....
Kısacası yaz mevsiminde tedavülden kalkayım...
Olmuyor ama işte,olmuyor ...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder