11 Eylül 2013 Çarşamba

Alıntı yapmadan

Bir karar almaya çalışırken, bizi sürekli rahatsız eden, sürekli kafamızı karıştırıp duran duygularımızdır.
Onları kenara atıp, vermemiz gereken karar ile bir türlü yüzyüze gelemeyiz.
Aslında sorun DUR demeyi bilmemek ile ilgili çoğu zaman.
Çünkü bir karar vermeye çalışırken, her zaman daha fazlasına sahip olma olasılığımız vardır.
Daha fazla aşk, daha dazla para, daha fazla başarı...
İşte bu yüzdendir ki karar vermek zordur.
Bir de arkasından bizi karar verdikten sonra, vermiş olduğunuz kararın yanlış olabileceği paranoyası sizi kovalamaya başlar.
Bu yüzden bir süre daha erteleriz karar vermeyi.
Ertelemek bizi kurtarır.
Ertelemek bizi, daha fazlasına ulaşmaktaki umudu biz içimizde büyütürken kurtarır.


Yalnız başına karar almak zor gelebilir çoğu zaman.
İşte o an, çıkıp dşarı size "temiz hava" kadar iyi gelecek birini bulabilirsiniz.
Yardım edecektir.

Yoksa değişim midir bizi korkutan?



Gerçekten verimli olmak için, hayatınızda işe yaramayanları elemeniz gerek.
Neyin önemli, olduğunu seçmeniz gerek.
Önemli olana sıkı sıkı sarılmanız gerek.
Kısacası karar vermeniz gerek.
Ne sıkıcı bir süreçtir o.
Verdiğiniz kararla birlikte, karşılayacağınız değişime hazırlıklı olmanız gerek.


Bir anda kendimizi kansız bir savaşta buluruz değişimle.
Oysa biliriz ki zafer her zaman ona aittir.
Savaşa sürüklenip, yaralarımızı derinleştiririz yok yere.
Yeni yaralar ekleriz, yaraların üzerine kendi ellerimizle.


Üstelik gereksiz yere.

Değişimi kucakladığınız anda,
Hayatınızda açılan yeni sayfalara,
Alıntı yapmadan yazacak olan tek kişi siz olursunuz oysa.

Hiç yorum yok: