4 Eylül 2013 Çarşamba

Şairin Kadını

Şairin; yazdığı şiir ile tarihe geçmesi başarıdır da,  o şiire ilham olan kadının şairin dizeleri arasında nefes alıp vermesi, ölümsüz olması olağanüstü geliyor bana.

Bella Eşkinazi
Orhan Veli ile ilişkileri dostluktan öteye geçmemiş. Oysa Orhan Veli sırılsıklam aşıkmış ona. "Bana aşık olduğunu geç fark ettim. Yine de onunla ilgili pişmanlığım yok." diyor Bella. Karşılıksız kalmış Orhan Veli'nin aşkı. Bakın o da hangi dizelere taşımış Bella'ya olan aşkını.

Uzanıp yatıvermiş sere serpe
Entarisi sıyrılmış hafiften
Kolunu kaldırmış, koltuğu görünüyor.
Bir eliyle de göğsünü tutmuş
İçinde kötülüğü yok, biliyorum.
Yok, benim de yok ama
Olmaz ki!
Böyle de yatılmaz ki

Tomris Uyar
Cemal Süreya ile aşka düştüklerinde her ikisi de başkaları ile evlilermiş. İkisi de boşandıktan sonra birbirleri ile evlenerek, üç yıl evli kalmışlar. Aşk ve sevgi dolu bir evlilik yaşamışlar. Cemal Süreya'nın, birçok aşk şiirini Tomris Hanım için yazdığı söylenir. Tomris Hanım, daha sonra şair Turgut Uyar ile evlenmiştir.
Bakın Cemal Süreya'nın dizelerindeki Tomris Hanım

Ayışığında oturduk
Bileğinden öptüm seni
Sonra ayakta öptüm
Dudağından öptüm seni
Bahçede çocuklar vardı
Çocuğundan öptüm seni
Evime götürdüm, yatağımda
Kasığından öptüm seni
Başka evlerde karşılaştık
İliğinden öptüm seni
En sonunda caddelere çıkardım
Kaynağından öptüm seni

**************
BİZİMKİLER - ANKA KUŞU

Yirmili yaşların ilk yarısını henüz geçti.
Belki çok klişe olacak ama, yaşına göre gerçekten olgun ve hanımefendi bir yavrudur.
Öyle ki biz bazen onun edasından yaşını unutur, kendi hayatı ile yanlış kararlar almak üzere olduğunda, anne ve baba olarak en çok fırçayı ona atarız. (Grubun annesi Ana Kraliçe babası ise benim. Bunlar bizim tavırlarımızdan dolayı gruptaki ergenlerin özgür iradeleri ile bize yapıştırılmış  görevler)
Hem de ne fırça.
Başını öne eğer ve dinler.
Ertesi gün gelip özeleştrisini yapar ya da bizi sinir etmeye devam eder. 
Oysa anne baba olarak hata bizde .Onun ne kadar genç olduğunu unuturuz çoğu zaman.
Hayatın düşe kalka yaşandığı zamanlarda, yüreğinin kırıla kırıla öğreneceğini unuturuz.
Çünkü onu da tıpkı diğerleri gibi hep korumaya çalışırız.
Baba olarak ben kendimi kaybetsem de, annesi daha yumuşak ve sakin yaklaşır krizlerde kızımıza.
Ne de olsa anne :P
Sıkı bir kitap kurdudur.
Ana Kraliçe'nin okumaya başladığı bir kitabı hemen okumaya başlayarak, Ana Kraliçenin ruhunda sıkıntılar yaratmaya bayılır. 
Kitap okurken bir eli her zaman saçlarındadır. Eline aldığı bir tutam saçı büker, büker, büker... Kitap bitene kadar bu işlem devam eder.
Okur, yazar, öğrenmekten asla vazgeçmez.
Ben de ondan öğrenmekten vazgeçmem.

KİTAP OKUYUN
ADELE  okuyor

Hiç yorum yok: