2011'in Ekim ayında, Ada hala yazdan kalma bir günü yaşıyordu.
Dr.Po, dükkanının kapılarını ilk kez açarken, karnında uçuşan kelebekler, yüzünde ameliyatla bile silinmesi zor türden bir gülümsemeye yol açıyordu.
Yalnız çıktığı bu yolculuğun, çooooooook uzun süre sürmesi için elinden geleni yapmaya oldukça kararlıydı.
Müşterileri sayesinde para kazanacağını bilse de, kendi gibi olmaya,
kendi gibi davranmaya devam edecekti. Para kazanmak uğruna kimseye
karşı olduğundan farklı biri gibi davranmasına gerek yoktu. Para
kazanmak işin kolay tarafıydı ne de olsa. Önemli olan, müşterileri ile yaşayacağı ilişkilerinde karşılıklı güvenin ve kalitenin dozunun her zaman zirvede olmasıydı.
Onlarla yaşayacağı ilişkileri sınırlaması gerektiğini biliyordu. Profesyonelliği kaybetmemek için bunu ilke edinmeliydi.
Müşterileri ile seyrek zamanlarda içilen bir fincan kahvenin süresine sığdıracaktı samimiyetleri.
Ama öyle olmadı....
Haftada bir, belki iki diye içilmesi planlanan kahvenin sayısı, günde yediye-sekize hatta cumartesi günleri ona çıktı.
Müşteri kelimesi tedavülden kalktı, yerini "Aile" kelimesine bıraktı.
Onlar amip gibi çoğaldılar.
Aile çekirdek aile olmaktan çıkıp, klana döndü. Üstelik atalar bir değilken.
İşte bu Dr.Po'nun dükkanının hikayesi.
Bu, onların bir çırpıda okunacak uzun soluklu hikayesi..
Bu kan bağı olmadan, menfaatsiz ( Dr.Po'nun tüm duygusal kazanımlarına rağmen ) kavgasız, dövüşsüz,
Anlayış ve sevgiyle yürütülen,
Çok sesli, bol kahkahalı hikayesi.

8 yorum:
Bayildimm :)
çok duygulandımmmmm :) zaten modum duygu yüklü bir de Dr.Po .... hepinizi seviyorummmm
:) çok duygulandımmmm
begenmenıze cookk sevındım :)
SÜPERRRRRRRRRRRRRRR
Çok hoş ve eğlenceli bir hikayeye benzer :)
Dr.Po'nun dükkanı ve sevgili ailem iyiki varsınız hepinizi çokk seviyorum :)
sonsuz bir yolculuga cıkıyormusuz gibi... hani Yukarı Bak filminde rengarenk balonların oldugu ucan balona dolusmusuz da havalanmayı beklıyormusuz gibi. çok eğlenceli ve cok heycanlı :)
Yorum Gönder