18 Mart 2013 Pazartesi

SENİ UZAKTAN SEVMEK

Uyuşturucu bağımlısı olmasına, çevresindekileri iteleyip kakalamasına, sivri dilini kimleri  yaralacağını düşünmeden kullanmasına ve hatta egoist olmasına rağmen onu hepimiz çok seviyor, hatta takdir ediyoruz.

Dr. Gregory House.



Yine de onu uzaktan sevmek, aşkların en güzeli tabii. 
Sanırım bir çoğumuz, çevremizde böyle bir karakterin gerçekten var olmasına tahammül edemezdik. 
Yine de dediğim gibi onu uzaktan sevmek, aşkların en güzeli. 
Senelerdir hayatımızda olan Dr.House, bizlerin vazgeçilmezleri arasına girmeyi kısa sürede başarmış bir karakter. 
Sir Arthur Conan Doyle’un unutulmaz karakteri, ünlü dedektif Sherlock Holmes ile benzerlikleri, dizide Sherlock karakterine yapılan göndermeler, diziye ayrıca renk katıyor. 


Sherlock Holmes karakterini genç olanlarımız, Amerikalı aktör Robert Downey Jr.’un Sherlock Holmes filmleri ile hemen bağdaştırırken, meraklıları ve biraz daha orta yaşa yakın olanlarımız, bu ünlü karakterin onlarca sinema filmi, dizisi ve kitaplarından bilmekteyiz. 

Özellikle BBC yapımı, Sherlock Holmes dizileri, yıllar boyunca beğeni ile izlenmiştir. Ben de çocukluğundan beri Sherlock hayranı olan biri olarak, Londra’ya ilk seyahatimde, soluğu  Baker Street 221 B de bulunan Sherlock Holmes müzesinde almıştım. Sherlock Holmes müzesini henüz görmeyenlere, mutlaka fırsat yaratmalarını tavsiye ederim. Şimdi gelelim Sherlock ile Dr. House arasındaki benzerliklere.

-         Dr. House iş arkadaşlarına soyadları ile hitap ederken, Sherlock da en yakın arkadaşına soyadı ile hitap eder.
-          Her ikisi de 221B Baker Street de yaşamaktadır.
-          Sherlock kokain, House Vicodin bağımlısıdır. Sherlock can sıkıntısından kurtulmak için bağımlı olmuş, House ise kronik ağrılarından kurtulmak ve çevresindeki aptal insanlara tahammül edebilmek için bağımlı hale gelmiştir.
-          Her ikisi de son derece kibirli ve ukaladır.
-     Noel’de Dr.House’a , Sherlock Holmes’un yaratıcısı Sir Arthur Conan Doyle‘un bir kitabının ikinci baskısı hediye edilir.
-          Her ikisi de kendilerinin dikkatini çekecek herhangi bir durumla karşılaşmadıkları sürece son derece tembeldirler.
-          Sherlock’un tek arkadası Watson iken, House’un tek arkadaşı Wilson dur.
-    Watson/Wılson isimlerinin çağrışım yapması tıpkı Holmes/ House da olduğu gibi senaristlerin bilinçli tercihidir. Dizinin yaratıcısı verdiği bir röpörtajda, Dr.House karakterini yaratırken, Sherlock Holmes ile ortak yanlarının olmasına özen gösterdiğini belirtmiştir.
-          Her ikisi de müziği çok sever. Sherlock keman, House piano çalar.

Eylül ayında sekizinci sezonu ile ekranlara gelecek olan House dizisinin ana karakteri olan Dr.Gregory House’a can veren İngiliz aktör Hugh Laurie’nin gerçek hayattaki babasının da doktor olması hoş bir tesadüf. 

İngiliz aktörün oyunculuğunun yanı sıra, bir İngiliz olarak, Amerikan aksanını çok başarılı bir şekilde kullanması takdir edilmektedir. Aktör Hugh Laurie, katıldığı bir televizyon programında,  yedi senelik tecrübesinden sonra bir hastaya, çok rahat bir şekilde teşhis koyabileceğini söylemekte ve yine de, senaryodaki tıbbi terimleri ezberlemekten nefret ettiğini söylemiştir. 

Dr.House ile henüz tanışmayanlar, klinik saatleri dışında onu, ofisinde  pembe dizi izlerken bulabilirler.

Hiç yorum yok: