6 Eylül 2013 Cuma

BİLECEKSİN

Bazen ağır bir sessizlik çöker omuzlarımıza.
Kendi sesimiz kulak tırmalar hale gelir. Sıkılırız kendimizden zaman zaman.
Bazen de hayatımızdaki tüm başkalarından.
Ruhun kapıları, panjurları kapanır, kitlenir böyle anlarda.
Görünmez bir duvar örer, vize koymaya başlarız bize açılan tüm yollara.
Hani bazen insan, akla aykırı kendine bir acıma duygusu ile kavrulur, onunla boğuşur.
Boğuşurken, bir yandan da ona tutunur.
Hani tükürmek istersin böyle anlarda bahtına.
Hani çaresizlik bağlar elini, ayağını insanın.
İşte böyle anlarda bileceksin yeniden başlamayı.
Bileceksin insanlara "Size ne!" demeyi.
Bileceksin, kendi hayatının bedel faturalarını ödemen gerektiğini.
Yüzleşmeyi de bileceksin ama.
İkiyüzlülük yapmayacaksın, yüzleşirken hatalarınla.
Sarıp sarmalamayı bileceksin, günahları da, hataları da.
Barışacaksın onlarla ki, kovalamasınlar seni hayat boyunca.
Böyle zamanlarda, sepetleyeceksin dost maskesi takmış sansarları.
Böylece bileceksin kiminle yola çıkılıp, çıkılmayacağını.
Bileceksin zamanın, hayatın kıymetini.
Çevirmeyeceksin, yüzüne bir tebessüm oturtabilen dostun elini.
Öyle ki, paylaştıkça çoğalmayı, yüzleştikçe arınmayı öğreneceksin.
Bir şaire aldanıp peşinden gitmeyi bileceksin.

Bedava yaşıyoruz, bedava;
Hava bedava, bulut bedava;
Dere tepe bedava;
Yağmur çamur bedava;
Otomobillerin dışı,
Sinemaların kapısı,
Camekanlar bedava;
Peynir ekmek değil ama
Acı su bedava;
Kelle fiyatına hürriyet,
Esirlik bedava;
Bedava yaşıyoruz, bedava.
Orhan VELİ


Hiç yorum yok: