Bir Ocak sabahı ne yaptınız?
Ben rutinimi değiştirmek heyecanı ile yataktan fırladım. Aklımda belli bir düşünce, belli bir plan yoktu.
Yatak odamızda, balkonu gizleyen perdeleri araladığımda, bir bahar sabahına uyandığımı anladım.
Kuşlar cıvıldıyor, güneş tüm inadı ile mevsim kış olmasına rağmen parlıyordu.
Zaten kış güneşini severim.
Vadim o kadar yeşildi ki, manzarayı bir süre ayakta hayranlıkla izledim.
Raylı balkon kapısını aralayarak, usulca dışarı süzüldüm.
Güneş yüzümü yaladı.
Soğuk havanın yüzüme vurmasını beklediğimden bir an zaman mevhumumu kaybettim.
Adeta mevsimler karışmıştı.
Koşar adım alt kata inip, kendime yılın ilk kahvesini yaptım.
Az şekerli.
Bu sene şeker kavanozlarında yüzmeye paydos.
Geri döndüğümde balkona attığım, büyük bir yastığın üzerine bağdaş kurarak gözlerimi kapadım.
Sesleri dinledim.
Vızıldayan bir sinek.
Başımın üzerindeki damda, kanat sesleri.
Dört bir tarafımda, belli uzaklıklardan kulağıma çalınan kuş sesleri.
Tüm bunlara rağmen, varlığı hissedilen dingin bir sessizlik.
Ruhu örseleyen, ağır bir sessizlik değil bu.
Bilakis huzur veren, heyecan veren bir sessizlik.
"Herkesi memnun edemeyeceksin 2014. Benim için iyi başladın ama." diyerek gülümsedim.
Yeşil vadiyi, mavi gökyüzünü, çorak dağları izledim bir süre.
Evet bizimkiler uyumaktalar bu arada.
Uzak tutmaya çalıştım akşamki elektrik kesintisini aklımdan.
Ne de olsa, paramızla rezil olmayı öğreteceklerdi bir kez daha fatura kuyruğunda.
Geçen haftaki gazete manşetleri sıralanmaya başladı gözlerimin önünde.
"Ona zam,buna zam."
"Hükümet düşerdi, kalkardı."
"Maaşlar ödendi, ödenecek, ödeniyor."
"13. maaşlar yalan oldu, yok olmadı."
"Acaba dünyanın hangi ülkesinde maaş ödemeleri manşetlere çıkmaktadır?" diyerek gülümsedim.
Komik değil. Trajikomik.
Güneş beni ısttıkça, ısıttı.
Artık fenalık gelince kalktım içeriye girmeye yeltendim.
Bir an durup havaya baktım.
Memleketin hali yansımış sanki güne.
Mırıldanarak söylendim.
"Sen de az dengesiz değilsin, bugün bahar yaptın yarın don yaparsın."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder