Cadı Avı
“The Tudors” dizisini, İngiliz tarihine ilgi duyanlar ve özellikle
sekizinci Henry’nin haremini ve bir erkek evlat sahibi olma çabalarını merak
edenler izlemeli. Kostümler inanılmaz. İşte cadı avı ile ilgili yazmaya karar
verme sebebim bu.
İnsanoğlu çağlar boyunca, düzeni sağlamak adına
yasaklar getirmiş. Orta çağda tam anlamı ile vahşet sergilemiş olan
engizisyonlar çok geçmeden hüküm sürmeye başlamış. Roma engizisyonu, Hırvat
engizisyonu ve bunlardan en önemlisi İspanyol engizisyonu. Katolik kilisesine
bağlı bir mahkeme sistemi olan engizisyon, adalet sağlamaktan çok yüzyıllarca,
kilisenin otoritesini sağlama almak adına işlevini sürdürmüş. İnsanları
cehennem ve şeytan korkusu ile kendine bağlı tutmak için engizisyondan da
destek alan kilise, başlattığı cadı avı ile, 15. ve 17. yüzyıllar arasında
beşyüzbin kişiden fazla insanın mahkum edilmesine sebep olmuş.
Dönemin veterinerleri, ebeleri, şifacıları “Cadı
avı” suçlamalarından yeteri kadar nasiplerini almışlar. Bu vahşet 16. yüzyıl
ortalarına kadar süregelmiş. İspanyol engizisyonunun orjinal kayıtlarında yer
almış olan ve binlerce insanı ölüme götüren suçlamalar arasında ; bedeninizde
bir ben veya doğum lekesi olması, cadılıkla suçlanan birine sempati ile
yaklaşmış olmanızdan şüphe duyulması, kırda çiçek toplamak ( bunu yapan bir
kadınsa şeytani büyüler için yabani ot toplamakla suçlanıyordu), gece yatmadan
önce ateşi külle örtmek.. ve daha niceleri.
Çoğunlukla işkence ile alınan itiraflar sayesinde
uzun bir süre “adalet!” sağlayarak insanların ruhlarını şeytandan ve kötü
ruhlardan koruyan engizisyon, dönemin yeni bir melseğe sahip olmasına da fırsat
yaratmıştı. Cadı avcıları..
Günümüzde hala bir çok ülkede geçerli olan çok
ilginç yasalar var. İngiliz Times gazetesinin bir makalesinde yer alan en sıra
dışı yasalardan bazıları şöyle.
1)İngiltere’de hamile bir kadın yasal olarak istediği yere defi
hacette bulunabilir. Hatta bir polisin miğferine bile.
2) Fransa’da bir domuza Napolyon adı vermek yasadışı. Bu yasak
muhtemelen George Orwell’ın Hayvanlar Çiftliği’ni yayınlamasından sonra çıktı.
Kitaptaki baş domuzun adı Napolyon’du.
3) İngiliz Parlamentosu’nda ölmek yasak.
4) İngiliz sularında ölü bulunan balinanın kafası yasal olarak
kralın, kuyruğu ise korsesi için gerekli malzemeyi sağlayacağı gerekçesiyle
kraliçenin malı
sayılır.
5) Dakota’da bir beyaz,
kendi evinde ya da arazisinde beşten fazla Kızılderili görürse, öldürebilir.
Kızılderililer "saldırgan taraf" kabul ediliyor.
Eski bir Çin atasözü der ki “ Ejderha ile uzun süre savaşırsan, sen de
ejderha olursun.”
NOT ALDIM
ABD'li eğitimci ve felsefeci John Dewey’e, 90. doğum gününde bir gazeteci şu suali yöneltmiş:
— Okuduğunuz bunca kitabın, size ne faydası oluyor? John Dewey, bilgi ve kültürünün artmasını kastederek: Eski bir Çin atasözü der ki “ Ejderha ile uzun süre savaşırsan, sen de ejderha olursun.”
— Dağlara tırmanmama yardım ediyor, cevabını vermiş. Gazeteci, filozof’un bu cevabından bir şey anlamamış ve:
— Dağlara tırmanmak mı? Dağlara tırmanmanın ne faydası var? demiş. Filozof, gazeteciye şu açıklamayı yapmış:
— Tırmanacağınız diğer zirveleri görebilmek için, dağlara tırmanmak gerekir. Bundan vazgeçtiğiniz an, kaç yaşında olursanız olunuz, yaşamınız sona ermiş demektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder